19 Kasım 2012 Pazartesi

Tüyap Kitap Fuarı

10 gün öncesinden karar verdik arkadaşlarla 18 Kasım Pazar fuara gidiyoruz. O günden sonra herkes alacağı kitapların listesini yaptı,eşe dosta istedikleri kitaplar olup olmadığı soruldu.Fuar etkinlikleri,söyleşiler hangi salonda tespit edildi..
Pazar sabahı 10:30 da buluştuk ve Ümraniye'den Tüyap'a 45 dk da vardık.Bu bir mucize olmalıydı..Erkenden varabilmek,enerjimize enerji kattı :)
3.salonla başladık turumuza.
Burada beni çok keyiflendiren bir şey oldu.Altın Kitaplar'ın standında Gülten Dayıoğlu ile karşılaştık.Çok uzun zamandır kendisine mail yoluyla ulaşmayı planlıyor fakat sürekli erteleyecek bir bahane buluyordum.Ama ne kadar şanslıymışım ki,oracıkta karşılaştık.
Ben Gülten Dayıoğlu kitaplarıyla büyümüş bir çocuğum,ilkokul birinci sınıftan ikinci sınıfa geçtiğim yaz okuduğum kitapları arasından "Şenlik Günü" kitabındaki "Fatma Nine'nin İneği" öyküsünden etkilenip ilk şiirimi yazmıştım.
Gülten Hanım'ı görünce hemen kendisine de anlattım hikayemi,öğretmen olduğumu ve şu an sınıf kitaplığımda kendisinin kitaplarının bulunduğundan bahsettim.O kadar nazik ve içtenlikle dinledi ki beni, kendisinden bir kez daha etkilendim.Sağolsun beni kırmadı ve "Şenlik Günü " kitabını benim için imzaladı..Beni çook sevindirdi.
Red House yayınlarının önünden 5 kez geçmeme rağmen hiç birinde Dolap Kapakları'nı göremedim.3 kez sordum, ilkinde Heybeliada Salonuna gittiklerini söylediler.Ben "Şuşu ve Üç Tekeri" söyleşisinin Cumartesi olduğunu sanıyordum.Standdaki görevlinin öyle demesi bile benim jetonumun düşmesine yetmedi.Çok sonra soluklanmak için oturduğumda programa bakarken ve söyleşi çoktan bitmişken fark ettim :S Neyse diğer soruşlarımda ise fuarda dolaşmaya çıktıkları cevabını aldım..Kısmet değilmiş dedim..
***
İlerideki standlardan birinde Aydın Boysan kitapları vardı.Eşim çok sevdiği için ona bir kitap almaya karar verdim ve kendisinin orada olduğunu ve birazdan imza gününün olduğu haberini aldım.Kitabımı aldım ve kendisinin yanına koştum.Çok nazikti.Kitabı eşim için imzaladı.Aydın Bey'le tanışmak da çok keyifliydi.
***
Saat 14:00 de Banu Avar'ın imza günü vardı.Aslında bu hikaye de oldukça çetrefilli.Günler öncesinden yayınlanan programda İnterexpo salonunda saat 11:00 de söyleşisinin olduğu yazıyordu.Bu saat kendisine haber verilmeden oluşturulmuş.Kendisi Temmuz ayında bu söyleşinin saat 14:00 te olması için talepte bulunmuş.Banu Hanım durumu anlatınca kendisine E1 salonunda salonunda saat 14:00 te söyleşi yapabileceği söylenmiş.Bu sırada bu değişiklikten haberi olmayan bazı ziyaretçiler saat 11de diğer salona gittiklerinde kendilerine " Banu Hanım'ın uyuyakalmış olabileceği, henüz oraya ulaşmadığı için söyleşinin ileri bir saate atıldığı yalanı söylenmiş.Ben saat 2de E1 salonuna gittiğimde bir yazıyla karşılaştım,söyleşi iptal edilmiş,imza saati 15:00 e alınmış.Birde ok işaretiyle E1 salonunun arkasında ardiye gibi bi yer işaret ediliyordu.Oraya girdim,Banu Hanım bir sandalyenin üzerinde,etrafta belki 15 tane sandalye var, onlara yaşça büyük olanlar oturmuş,diğer dinleyiciler yerlere,boş bulabildikleri bir köşeye oturmuşlar, bende çöktüm aralarına.Banu Hanım'ın mikrofonu bile yoktu, sesi elverdiğince anlattı.Yaklaşık 20 dk kadar konuştu.Sonra imza bölümüne geçildi.Ben kitabını almıştım ama kuyruk çok uzadığı için imzalatmaya fırsat bulamadım.Fazlasıyla asabım bozuldu bu olaya.Ellerinde olsa (sadece Tüyap'taki durum için söylemiyorum) Banu Hanım'ı yok ederler belli ki.Banu Hanım buna alışmış,takip edenler de bilirler ki bu ne ilk bilinmeyen bir tarihe ertelenen,iptal edilen söyleşi ne de son.
***
Aşağıdakiler ise alabildiğim kitaplar.Muzaffer İzgü'nün kitaplarını sınıf kitaplığımız için aldım.Aslına bakılırsa aradığım kitaplardan bulamadıklarım oldu.
Bunların dışında bir de Uykusuz'dan 2 tane kupa aldım eşimle kendim için ama onlar şu anda bulaşık makinesindeler, fotoğraflarını başka bir zaman koyarım bloga.
***
Şunu söyleyebilirim ki,ilk kez fuara giden biri olarak,umutlandım fazlaca.Hani Türkler kitap okumazlar vs gibi söylemler vardır ya,işte yıktım o söylemleri kendi zihnimde.
Fuar kalabalıklaştıkça ben keyiflendim..
En büyük mutluluğu ise evlatlarını yanlarına alıp, kitap almaları için bütçe ayıran anne babaları görünce yaşadım.Çocukların kitap seçmelerine olanak tanımaları ,sırf onlar istiyor diye stand stand gezmeleri,şahaneydi..
Kısacası belki ilk gidişimdi fuara ama kesinlikle son olmayacak..

1 yorum:

  1. ne güzel bir alışveriş olmuş:)

    www.kelebeksedenli.blogspot.com:)

    YanıtlaSil

seninde söylemek istediğin birşey varsa lütfen durma,yaz!