2 Aralık 2011 Cuma

Pazara gidelim..

İstanbul'dan sisli bir cuma sabahından merhaba..
Sisli dedim diye içiniz kararmasın,bugünün konusu pazarlar..
Ben birazdan mahallemde kurulan cuma pazarına gideceğim.Pazara gitmeyi küçükten beri severim,annemle pazara gitmek keyifliydi ,pazar uzak diye genelde dedemin bizi pazara kadar bırakmasını,sonra arabayla eve dönmebilmek için bizi beklemesini severdim.
Annemle gittiğimiz pazarlarda iki tip satıcı vardı, biri manavlar, diğeri ise bizim köylü pazarı dediğimiz yani yakın köylerden gelen ve direkt olarak kendi bahçelerindeki mahsulleri satan insanlar(genelde yaşlı teyzeler ve amcalar..)Köylü pazarı genelde tercih ettiğimiz kısımdı,önce orayı gezer,ihtiyacımız olan sebze meyveyi alırdık, daha sonra da onların ellerinde olmayan sebze meyvelerden almak için manavlara giderdik.
Oradaki pazarda çok fazla kılık kıyafet satılmazdı.
Gelelim benim mahallemdeki pazarıma, burada köylü pazarı yok, hep manavlar var.Kılık kıyafet de pek yok gibi, yani sosyete pazarları gibi değil :)
Pazarı neden sevdiğime gelirsek o bereketi ve rengarenk sebze meyveleri görmek beni mutlu ediyor,işte pazarı sevmem buna dayanıyor..
Yazıyı bitirip hazırlanıp çıkıyorum,pazarıma gidiyorum..






yazmak istediğim ama unutmamak için not almam gereken üç konu var.hemen şuracığa not alıvereyim.
*aşure
*evlat yetiştirme stratejileri

*galatasaray engelli basketbol takımı (Engelsiz Aslanlar)

En kısa zamanda görüşürüz..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

seninde söylemek istediğin birşey varsa lütfen durma,yaz!