19 Aralık 2011 Pazartesi

Neden herkesin doktor, mühendis olmasını istiyor ve bekliyoruz?

Aslında hikaye köyde başlamıştı, çocuklar için deliler gibi çalışıp çabalarken bir arkadaşım demişti ki; Kendini bu kadar yıpratma hepsinin popüler bir mesleği olacak değil ya, bu ülkenin çobanlara, çiftçilere de ihtiyacı var.
Evet, haklıydı.Bu hem onların gerçeğiydi hem de ülkenin.Bunu köy bazında düşünmek kolaydı orası küçüktü mantıklı olan çoban olmaktı...Ama bunu Türkiye geneline vurunca bu gerçeği görmek daha zor.
Ve tabii bizim ön yargılarımız...
Doktor olmayı bir meslek olarak görebiliyorken, çöpçülüğü yada şairliği, yazarlığı bir meslek olarak göremiyoruz.
Meslek seçerken kaçımız içimzden gelen mesleği seçebildik..Neydik??Ne olduk??
Kendimden örnek vereyim bu sene 1. sınıf okutuyorum.Meslekleri işlerken hayalinizdeki  meslek nedir,diye sorduğumda  öğrenci ben fırıncı olmak istiyorum dediğinde ben ona hedeflerini yüksek tutması gerektiğini söyleyebilirim..(henüz bunu yapmadım ama yapabilirdim..) Ya da yıllar önce soruldugunda ben kamyon şöförü olmak istiyorum diyen erkek kardeşim şimdi mühendis.
İlkokula giderken tiyatrolardan keyif alan ve tiyatrocu olmak istediğini babasına söylediğinde, öyle  meslek olmaz cevabını alan bendim.Lisede yabancı dil bölümünü seçmek istediğimde yabancı dili ne yapacaksın, çok seviyorsan hobi olarak ilerletirsin cevabını alan bendim,ve yükseklisans için yaratıcı drama bölümünü düşündüğünü söylediğinde ne işi olurmuş öğretmenin dramayla mramayla cevabını alan da bendim..
Ben şanslı azınlıktanım neyse ki, işimi gerçekten seviyorum..Bilemiyorum belki tiyatrocu olsam daha mutlu olabilirdim, ya da ingilizce öğretmeni olsam daha mutlu olabilirdim..Ama şu an mutluyum,her ne olursa olsun işimi seviyorum.
Neden çöpçülere acizmiş gibi bakarken doktorların odasına girdiğimizde onlara bey diye hitap ediyoruz??

Buralara nerden geldim biliyor musunuz?
Eğitimden..
Böyle tuhaf bir sistemin içinden gelerek bu sistemin bir parçası olunca anladım ki, Türkiye'de eğitim=tesadüf....
Bugün oldukça fazla okullarda reform olması gerektiği ve okulların yaratıcılığı nasıl körelttiği ile ilgili videolar izledim.
Hala nasılda hayata kalıpla insanlar hazırladığımıza tanık oldum..Zaten biliyordum..
Bu sisteme hizmet etmekten hiç de hoşlanmadığımı ve bambaşka bir okul istediğimi fark ettim..
Mesela sınıfımın halı ile kaplı olmasını, ayakkabılarımızı çıkarmanın beni ne kadar da rahatlatacağını, çocukların sıralardan kurtulmasını hayal ettim..Dans ve drama gibi derslerimizin olmasını istedim..Sonra rehberlik ve araştırma okullarının(rehabilitasyon merkezlerinin)  çiftlikler gibi olduğunu hayal ettim, yeşillikler içinde..Çocuklarımı hayalleri ve yetenekleri dogrultusunda yönlendirmek,kendilerini tanımalarına daha çok imkan tanımak istedim..


Geçenlerde paylaşılan bir tweet geldi aklıma,
 "Doktorlara neden coğrafya eğitimi verirler ki?? Hasta hayatını kaybetti ama üzülmeyin,dağlar denize paralel..."

İşte  eğitim sistemiyle ilgilitrajikomik bi durum..
Neyse oldukça fazla dertliyim ben..
Fırıncı olmak isteyen oğlum;sana bir fırıncının da yaptığı ekmeklerle nasıl da insanlığa hizmet verdiğini anlatacağım..Tıpkı bir doktor yada mühendis gibi..





1 yorum:

  1. Tamamen katılıyorum yazdıklarınıza. Ve çok umutsuz ve üzgünüm bu ülkede eğitim görmekte olan çocuklarımız için :(

    YanıtlaSil

seninde söylemek istediğin birşey varsa lütfen durma,yaz!