27 Eylül 2011 Salı

polis-öğretmen ilişkisi

Dün üniversiteden bir arkadaşımla konuşuyorduk internetten,başka bir snıf arkadaşımızla aynı evde kaldığını anlattı,çok sevindim.Ne kadar da büyük ve güzel bir şanstı bu.Diğer arkadaşımıza rektör derdik üniversitedeyken ve bir matematik öğretimi dersinde "Sağ elimde beş parmak, sol elimde beş parmak" şarkısını söyleterek sayma ile ilgili tekrar yaptıracaktı..Tam sağ elimde beş parmak diye başlayıp sağ elini kaldırdığında sağ eli zangır zangır titremeye başladı, biraz heyecanlanmıştı..Ve sonra "sol elimde beş parmak" sol elde tıpkı sağ el gibi titriyor.
Üniversite yıllarında dalga konusu olmuştu, ellerimizi kaldırıp titreterek söyler olduk bu şarkıyı.
Dün konuşurken sordum, "rektör hala sağ elimde beş parmak, sol elimde beş parmak'ı söyletirken titriyor mu elleri? "dedim..
Arkadaşımdan cevabı duyunca şok oldum.Rektörde polis olmuştu..şaka olmalıydı."Artık sağ elimde bir silah, sol elimde bir cop..." Oysa benim arkadaşım nasılda hevesliydi,heyecandan elleri titrerdi..
Hadi hevesini heyecanını geçtim, benim arkadaşım 4 yıl eğitim aldı öğretmen olabilmek için.Peki sonra kpss'den yüksek puan alamadığı için atanamadı.Diplomalı işsizler ordusuna katılmak istemediği için polisliğe başvurdu.
Rektör öğretmenlik okuyup polis olan ilk arkadaşım değil.Bir arkadaşımda sürekli öğretmenliği seçmesinin hayatının en önemli kararı olarak anlatırdı.Çocukları ne kadar sevdiğini, mesleğin ne kadar ona göre olduğunu anlatırdı.Peki ne oldu?kpss'ye girdi, atanamadı,ücretli öğretmenlik yaptı, yani bir öğretmenin aldığı maaşın yaklaşık 3'te 1ini alarak çalıştı.Ama bu maaş ailenin geçimi için yeterli olmadı, tekrar sınava girdi, yine olmadı, tekrar girdi ve yine olmadı, sonunda pes etti, zaman geçiyordu,askere gitti, geldikten sonra polisliğe müracaat etti ve o da polis oldu. Çocuklara şefkat gösterecek o insanın elinde de cop var, silah var şimdi..
Ülkedeki bu inanılmaz mantaliteye akıl sır erdiremiyorum.
Zamanında ziraat mühendislerini,iktisat mezunlarını da öğretmen yapmışlardı..
Tabii mühendislik mezunlarının,işletme iktisat mezunlarının pazarlarda limon sattığı bir ülkede belki de yine devlete dayamak sırtını(hangi vasıfla olursa olsun) en rahatıdır.
Üniversitelerde bölümlere alınacak öğrenci sayıları gözden geçirilmeli ve tekrar yapılandırılmalı sistem.
Bu arada milli eğitim bakanlığı inkar etse de ülkemizde hala oldukça fazla öğretmen açığı var.O arkadaşlarımızın aldıkları eğitimleri bir çırpıda heba etmek yerine keşke öğretmen alımlarına bi çözüm bulsalardı..

Dertlendim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

seninde söylemek istediğin birşey varsa lütfen durma,yaz!